Eczacı, İlaç, Eczane, Eczacılık

Osmanlı’dan günümüze 119 yıllık tecrübe: Rebul Eczanesi

Osmanlı’dan günümüze 119 yıllık tecrübe: Rebul Eczanesi

Osmanlı’dan günümüze 119 yıllık tecrübe: Rebul Eczanesi

Osmanlı’dan günümüze 119 yıllık tecrübesini yeni nesil temsilcileriyle yeniden yorumlayan Rebul; artık Atelier Rebul adıyla güzellik formüllerini paylaşmaya devam ediyor.

Nüket Filiba ile Fransız Sarayı’nda buluşmamızın nedeni markanın kuruluş hikâyesine uygun bir kompozisyon oluşturmaktı aslında. Çünkü 119 yıl önce Jean Cesar Reboul’un açtığı ve Türkiye’nin ilk eczanesi olan Rebul Eczanesi olarak markanın temelleri atılır. Bay Reboul’un yolu Cumhuriyetin ilk eczacılarından Kemal Müderisoğlu ile kesişir. Eczanede stajyer olarak başlayan Müderisoğlu daha sonra markanın yeni sahibi olacaktır. İkili birlikte 1938 yılında Türk halkını Lavanda Kolonyası’yla tanıştırır ve bu koku nesilden nesile taşınır. Biz de Atalier Rebul’un ortaklarından Nüket Filiba ile buluştuk.

İşimi keyifle yapıyorum

Kozmetik sektöründe hem kadın hem de anne olmanın zorlukları ve güzellikleri neler?
Kozmetik sektöründe kadın olmak bence avantaj. Bir kadın olarak hayatımın vazgeçilmezi ve önemli tutkularından biri olan kozmetik ürünleri işimin ta kendisi. Dünya trendlerini çok yakından takip eder, günün gerekliliklerine hızla ayak uydururum. Ve bunu işim olduğu için değil, keyif aldığım için yaparım. İşine tutkuyla bağlı olmak, büyük bir şans. Tabii bu kadar rekabetin yüksek olduğu bir sektörde hem işkadını hem de anne olmak ve ikinci kez anne adayı olmak, en çok fiziksel şartlarda beni zorluyor. Yoğun iş saatleri, stres ve toplantılar biraz yıpratıcı olabiliyor. Bu sebeple kızım ve eşimle de olabildiğince kaliteli vakit geçirmeye önem veriyorum.

119 yıllık tarihe sahip bir markada yeni atılımlar yapmak, nasıl bir sorumluluk istiyor?
Burada hedef ‘eski’ marka kalmak yerine eskimeyen bir marka olmak. Sanırım Rebul bunu başardı. Genetik marka kodlarımıza sadık kalarak, ana iş kolundaki odağımızı kaybetmeden, günün gereksinimlerini yerine getirdik. Yüzyılı devirmiş bir marka olarak, hep en iyi bildiğimiz işe, koku uzmanlığı ve markanın arkasındaki cilt bakım hazinesine sadık kaldık. Tabii bu sınavı verirken, her jenerasyonun birbirine aktardığı, kurucumuz Jean Cesar Reboul’un ‘’Kalite ve Güven Rebul Ailesinin En önemli Mirasıdır’’ sözü sanırım marka sahipleri olarak bizim en büyük sorumluluğumuzdu. Bugün yaptığımız tüm çalışmaların özünü bu oluşturuyor. 119 yıldır var olan ve severek kullanılan Rebul Lavanda Kolonya’sı da bunun bir ispatıdır diye düşünüyorum.

Rebul ile yollarınız nasıl kesişti?
2004 yılında tesadüfler sonucu. Rebul’un dördüncü kuşak temsilcisi Kerim Müderrisoğlu ve aile dostumuz Korel Bingöl ile yollarımız kesişti ve ortak olduk.

El yapımı ahşap kapaklar

Ambalaj tasarımlarınız sade. Tasarım konusunda bu çizgiyi seçmekteki gayeniz neydi?
Eczacılık geçmişimizden dolayı hem içerik hem de tasarımlarda, mutlaka güvenirlilik, doğallık ve samimiyet olmalıydı. Örneğin, kolonyalardaki el yapımı ahşap kapaklar doğallığımızın, cilt bakım ürünlerindeki sade ve ciddi tavrımız farmakolojik uzmanlığımızın bir sonucu.

Ürün gamınıza yeni ilaveler olacak mı?
Atelier Rebul mağazalarına, yakın zamanda pek çok yeni ürün geliyor. İstanbul markası olarak doğan Rebul’a yakışacak çok nostaljik İstanbul koleksiyonu, yılbaşına özel sınırlı sayıda elma ve tarçın kokulu ev kozmetiği, kar yosunundan elde edilen çok özel bir formülle 45 yaş üstüne gençleştirici cilt bakım ürünleri, bölgesel incelmeye yönelik sıra dışı formüller ve daha birçok yenilik… Yeniliklerin hepsini anlatmaya kalkarsam, sırf bunun için ayrı bir röportaj yapmamız gerekebilir.

Markanızın modayla iç içe olma gibi bir özelliği de var. Tuvanam defilesi ve Los Angeles Moda Haftası gibi. Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Atelier Rebul markasının sadece kozmetik ürünlerinden ibaret olmasını değil, tüketiciye bir hayat tarzını yansıtmasını ve markanın bir tavrı olmasına çok dikkat ediyoruz. Mağazalarımızda tüketici bir deneyim yaşamalı. En iyi yaptığımız işlerden biri olan koku uzmanlığı. Koku uzmanlığımızı her platformda olduğu gibi moda sektöründe de göstermek istedik. Tabii ki markamızın ruhunun bu moda markalarının koleksiyonun konseptiyle örtüşmesi bizim için önemli bir kriter.

EN FAZLA ÜÇ KOKU
Parfüm seçerken nelere dikkat etmeliyiz? Sizden tavsiyeler alabilir miyiz?
Seçim yaparken kendi vücut kokunuzu tamamlayan kokuları tercih edin. Aynı anda en fazla üç koku deneyin. Daha fazla denerseniz burnunuz farkı algılama kapasitesini kaybedecektir. Yanılıp sonradan beğenmeyeceğiniz bir kokuyu seçebilirsiniz.  Parfümü şişeden koklayarak karar vermeyin. Parfümün kokusu vücut kimyanızla temas edince ortaya çıkar. Bileğinizin içine küçük bir miktar sürün ve bir süre bekledikten sonra koklayın.  Bu sürede alkol buharlaşacak, parfümün teninizin kimyasıyla uyumu tamamlanacak ve gerçek kokusu ve etkisi ortaya çıkacaktır. Rebul’un kuruluş hikâyesi Fransa’ya dayanıyor ve yanlış anımsamıyorsam lavantaları da Fransa’dan…

Hâlâ bu gelenek devam ediyor mu?
Rebul Eczanesi, 1895 yılında Fransız Eczacı Jean Cesar Reboul tarafından İstanbul, Beyoğlu’nda, Grande Pharmacie Parisienne-Büyük Paris Eczanesi adıyla kurulur, daha sonra Reboul Eczanesi adıyla devam eder. Lavanda kolonyasındaki lavantalar halen, Fransa’nın Grasse kenti yakınlarından geliyor

 

PINAR HİÇDURMAZ
[email protected]


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ