Eczacı, İlaç, Eczane, Eczacılık

Medupsa başkanı merak edilen o röportajı gerçekleştirdi

Medupsa başkanı merak edilen o röportajı gerçekleştirdi

Medipol Üniversitesi Eczacılık Öğrencileri Birliği (MEDUPSA) Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Ziyad Ekmen; Türk Eczacıları Birliği Başkanı Erdoğan Çolak ile bir röportaj gerçekleştirdi.

İşte merak edilen o röportaj:

 

Röportajın yazılı hali:

 

  1. Sayın başkanım hayatınızı ve mesleki ilerleyişinizi kısaca anlatır mısınız?

1961 Malatya/ Akçadağ doğumluyum.1978 yılında Ankara İktisati ve Ticari İlimler Akademisi Eczacılık Yüksek Okuluna girdim. Bu okul daha sonra Gaziantep Üniversitesi Eczacılık Fakültesine dönüştü ve 1984 yılında bu okuldan mezun oldum. Yükseköğretimimin ardından 1985 yılında Adana’da eczane açarak serbest eczacılığa başladım. 1993 yılında ise Adana Eczacı Odası Başkanlığına seçildim. Bu görevi Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti üyesi olduğum 2003 yılına kadar sürdürdüm. 2003-2005 yılları arasında Merkez Heyetinde İkinci Başkanlık, 2005-2007 yılları arasında Genel Sekreterlik görevlerini üstlendim. 2007 yılından bu yana TEB Başkanlığı görevini yürütüyorum.

  1. Türkiye’de ve yurtdışında edindiğiniz deneyim doğrultusunda Türkiye’de eczacılık mesleğine ve eczane eczacılığına artı katacağını düşündüğünüz ve bu sebepten Türkiye’de uygulamaya konulabilecek projeler mevcut mu?

Eczaneleri mali açıdan güçlendirecek olan meslek hakkının ülkemizde de hayata geçirilmesidir.

Ayrıca aile eczacılığı olarak adlandırılan yeni bir eczacılık modeli geliştirilebilir miyiz diye çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

TEB bünyesinde bir Aile Eczacılığı Komisyonu oluşturduk. Komisyon Yurtdışındaki Örnekleri ve uygulamaları inceliyor. 25-27 Eylül tarihleri arasında Ankara Congresium’da gerçekleştirdiğimiz 12. Eczacılık kongresinde yurtdışından gelen misafirlerimizde aile eczacılığını geniş bir biçimde Tartışma olanağı bulduk.

  1. Son yıllarda artan bir ivme ile Eczacılık Fakültelerinin sayısınız çoğaldığı görülüyor. Bu durumun eczacılık mesleğini ve eğitimini nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Bu konu aslında Türkiye’nin yapısal yükseköğretim sorunlarından bağımsız değildir. Alt yapı konusunda yetersiz üniversite ve fakülte açılması olgusu maalesef devam etmektedir. Bu durum hem öğretiminin kalitesinin düşmesine hem de istihdam sorunu yaratmaktadır.

Dünya ve Türkiye ilaç pazarında büyümenin eczane ekonomilerine yansımaması, ilaç fiyatlarının bütçe politikaları nedeniyle sürekli bir biçimde aşağıya düşmesi ve eczane karlılığının sürekli daralması olgusu ile birlikte okursak daha fazla sayıda fakülte açılmaya devam ettiği ve fakülte mezunlarına yeni istihdam alanları yaratılmadığı müddetçe serbest eczacılığın sürdürülebilir olması mümkün değildir. Dolayısıyla vakit kaybetmeden yeni fakülte açılmasının önüne geçilmeli ve var olanların kontenjanlarının azaltılması başta olmak üzere eczacılık eğitimini ülkenin sağlık insan gücü ihtiyaçları çerçevesinde yeniden yapılandıracak politikalar devreye sokulmalı, yeni mezunlara yeni istihdam alanları oluşturulmalıdır.

 

VIDEO0161_0000022868-1024x580

 

  1. Eczacılıkta uzmanlıkta hedeflenen noktayı ve aşamalarının nasıl olacağını açıklar misiniz?

Eczacılıkta uzmanlık eczacılığın gelişimi açısından önemli, birliğimizin de üzerinde ciddiyetle durduğu ve desteklediği bir konudur.

Sınırları iyi belirlenmediği takdirde Kanun Teklifi’nde belirlenenler dışındaki alanlarda ; örneğin farmakoloji,farmakognozi,botanik,farmasötik teknoloji gibi eczacılık alanlarında uzmanlaşmanın azalmasına yol açabilecek, söz konusu bilim dallarında doktora yapmaya yönelik talebi azaltabilecek  niteliktedir. Bu bakımdan değerlendirildiğinde bu yasa teklifi, bir noktada ‘’ en önemli’’ uzmanlık alanlarını tanımlamakta , ülkemiz için son derece önemli olan Ar-Ge  içerebilecek farmasötik kimya, teknoloji gibi alanlara talebi azaltma ihtimalini barındırmaktadır.

  1. Eczacılık mesleğinin en çok hoşunuza giden özelliği nedir?

Beyaz önlük,temizlik,aklık,hastayla iletişimin olması. Karşındaki insan mağdur bir insan,bu yüzden ona yardım etmen, anlatılmaz bir hazdır.o beyaz önlüğü giydiğinizde hastanın sorunlarını çözme çabamız en büyük hazdır.

6.TEB’in son dönemde eczacılara kazandırdığı reçete bedeli her ne kadar bazı çevreler tarafından küçük görülse de , biz büyük bir adım olarak görüyoruz ve bunun için sizlere teşekkür ediyoruz. Bu adımı genişletmek için TEB bir çalışma yürütüyor mu?

2012 SGK İlaç Alım Protokolü ile eczacılarımız için can suyu kaynağı olacak reçete başına 25 kuruş hizmet bedeli getirmiştik. Daha sonra gerçekleştirdiğimiz protokol revizyonu ile bu oranı 0-700.000 arasında ıskonto yapan eczanelerimiz için 75 kuruşa çektik. Yani Ek Protokol 17.000 civarında eczanemize 75 kuruş reçete başına hizmet bedeli sağlamış olduk. Bundan sonraki amacımız reçete başına hizmet bedeli sağlamış olduk. Böylelikle eczacılarımıza 110 milyon TL tutarında bir ek kazanç sağlamış olduk. Bundan sonraki amacımız reçete başına bedeli kutu başına bir bedele çevirmek ve tüm eczacıları kapsar hale getirmek. Biz bu reçete bedelini meslek hakkına giden yolu aralayan bir kapı olarak görüyoruz. Elbette meslek hakkımızı elde etmek ve eczacıyı ilaçtan ,ilaçtan kazanacağı bir  noktaya taşımak için çabamızı var gücümüzle sürdüreceğiz.

  1. İki sene önce 6197 Sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun değişti. Bu kanunun eczacılara kazanımları sizce nelerdir? Bu kanundan sonraçıkması gereken yönetmelik iki senelik bir süre zarfında çıkartıldı. Bu durumdan dolayı TEB eleştiriliyordu, bu durumun nedeni ne olabilir?

6308 Sayılı Yasayla Yapılan Değişiklik ile;

  • Türkiye’de ilçe bazında 3500 kişiye bir eczane düşecek şekilde eczane açılmasına sınırlama getirilmiştir.
  • Reçete sayısına ve/veya ciroya bağlı olarak eczacı çalıştırma zorunluluğu,
  • Eczane açmak için 1 yıl yardımcı eczacı olarak başka bir eczanede çalışma zorunluluğu
  • Eczanede satılabilecek ürünler standartlaştırılmış ve ürün skalası genişletilmiş; Beşeri ilaçlar, Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat almış ilaçlar ve geleneksel bitkisel tıbbi ürünler, Sağlık Bakanlığı’nın iznine tabi alternatif tedavi amaçlı tıbbi ürünler ve alternatif beslenme ürünleri dahil özel tıbbi amaçlı diyet gıdalar, tıbbi amaçlı bebek mamalarının münhasıran eczanelerde satılması hükme bağlanmış,

Son olarak değişiklik ile:

  • Eczacının eczanenin sahibi ve mesul müdürü olduğu bir kez daha teyit edilerek zincir eczaneler açılmasına set çekilmiştir.
  • İster reçeteli ister reçetesiz olsun ilacın/OTC ürünlerinin eczane dışına çıkmasının önüne geçilmiştir.

Sorunuzun ikinci kısmına gelince hakikaten eleştirileri anlamakta güçlük çekiyorum. Gerçek yasanın gerek yönetmeliğin çıkmasında katkılarımız olsa da yönetmeliği çıkaracak olan biz değiliz, Sağlık Bakanlığı. Biz yönetmeliğin bir an önce çıkması için Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler yürüttük. Diğer yandan yönetmeliğin bizim ihtiyaçlarımızı karşılayacak, bizim taleplerimize cevap verecek şekilde çıkması için çabaladık. Bu süreç yönetmeliğin yayımlanma sürecini uzattı.

 

VIDEO0161_0002321487-1024x580

 

  1. Televizyonda çıkıp bitkisel ürünler hakkında ahkâm kesen kişileri birçok sağlıkçı eleştirmesine rağmen bu durumun devam etme nedeni nedir? Bu durumun oluşmasında sorumlu Sağlık Bakanlığı mıdır? Bu soruna karşı nasıl davranılmalıdır?

Aslında gerek Sağlık Bakanlığı, gerek RTÜK gerekse benim üyesi olduğum Reklam Kurulu gibi kurumlar ve Türk Eczacıları Birliği olarak biz bu kişilerle ciddi biçimde mücadele etmekteyiz. Nitekim söz konusu programlar ve kişiler hakkında yayın durdurma yasağından para cezasına kadar birçok ceza  veriliyor. Ancak verilen para cezalarının düşüklüğü caydırıcılığı önlüyor. Bu kişiler elde edecekleri kazancın daha büyük olduğu düşüncesiyle verilen cezaları ödemeyi üstlenerek yerel kanallara çıkabiliyor. Burdaki en büyük eksiklik yasal düzenlemelerin yetersiz oluşu yahut yasalarda boşluklar bulunmasıdır. Söz konusu ürünleri satanlar, Gıda , Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan ruhsat alacak bu ürünleri piyasaya sürmektedir. Oysa bu ürünlere ruhsat verecek kurum Sağlık Bakanlığı olmalıdır. Bitkisel ürünler ve sağlığa ilişkin diğer tüm ürünlerde eczane ve eczacı güvenin simgesidir.

  1.  Sizin düşünceleriniz bizim için çok önem arz etmektedir. Şu anda fakültede okuyan öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

Hastayı merkeze alarak sağlık bakımı sunan, tedavi sırasında ve sonrasında hasta takibi yapan, ilacın üretiminden hastaya sunulmasına kadarki her aşamasında aktif rol almak, meslek etiğine ve halk sağlığına duyarlı olmak, yaşam boyu öğrenme ve sürekli mesleki gelişim felsefesi ile uyumlu olarak kendisini geliştirmeye açık bir sağlık profesyoneli olmak için çalışmalıdır.

Değişen koşullar karşısında eczacılık lisans eğitimi ile yetinmemeleri kültürel beşeri sermayelerini güçlendirmeleri gerekmektedir.

Hepsinden öte mesleklerine yönelik risk ve tehditler karşısında dayanışma duygusuyla ve birlikte hareket etmek, bunun için meslek örgütlerine, meslek birliğine, kooperatiflerine sahip çıkmak, bir meslek örgütüne aidiyetin gereklerini yerine getirmek elzemdir.

 

Röportaj: TARIK ZİYAD EKMEN

 

Kaynak: Medupsa.com


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ