Eczacılık öğrencisinin gözünden Eczacılık

  • Yazının Tarihi: 9 Eylül 2014
  • Yazar: ekrem kıcıkoğlu
  • Bu yazı 1081 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Öncelikle önümüzdeki birkaç gün içerisinde tercih yapacak arkadaşlara şimdiden başarılar diliyor ve hayırlı olsun diyorum. Sevgili arkadaşlar şu an herkes size farklı şeyler söyler şunu yaz bunu yazma vs.. İster Eczacılık Fakültesi yazın ister başka bir fakülteyi; sadece ve sadece kendi isteğinizle yazın. Ailem istedi, arkadaşımla aynı şehirde olmak istiyorum ya da daha başka sebeplerle herhangi bir fakülteyi kesinlikle yazmayın. Nacizane bu ufak tavsiyelerden/önerilerden sonra gelelim eczacılığa…

Arkadaşlar Eczacılık ve Eczacı insanlar var olduğu sürece yaşayacak bir meslektir. Ben de tıp okumak isteyen hatta tıp fakültesini bırakıp eczacılık fakültesine gelen biriyim. Okula başladığım ilk yıl ve ikinci sınıfın ilk dönemi okulu bırakmayı düşünüyordum ama insan bir işi benimserse(severse) onun pozitif yanlarını görmeye çalışıyor. Sevgili arkadaşlar ben fakülteye geldiğimde eczane ve eczacılıkla hiç ilgim olmadığı için sadece eczane açabiliyoruz zannediyordum. Ancak okul süresince eczacıların eczane,hastane,endüstri(İlaç ve/veya kozmetik vb. üretim fabrikaları), sağlık bakanlığı ve bir de akademik olarak üniversitede kariyerlerine devam etmek gibi çeşitli seçenekleri olduğunu öğrendim. Bunlar azımsanacak kıymette değiller, birçok meslekte böyle seçenek yoktur ya da azdır. Gelelim diğer meslektaşlarımızın ifade ettikleri 6197 sayılı yasamıza; evet arkadaşlar yasamız kısa bir süre önce degişti ve bu yasaya göre çestili gereklilikler ve düzenlemeler eklenmiştir. Bu yasayı okumanızı ve ciddi bir sekilde yorumlamanizi tavsiye ederim. Bu yasadan kısmen bahsedecek olursak; halihazırda fakultede okuyan meslektaşlarımız bu yasadan bir defaya mahsus muaf tutulmaktadır bu nedenle bu istisnaya girmiyorum. Bu yıl ve daha sonraki yıllarda eczacılık fakültesine yerlesecek arkadaslar eczane eczacılığı yapmak istedikleri takdirde öncelikle mezuniyetten sonra 1 yıl bir eczanede yardımcı eczacılık yapmaları şartı getirildi. Daha sonra eczane açmak istediği ilçede 3500 kişiye 1 eczane açılmasına izin veriliyor. (Nufus 3500 altındaysa boyle bi kısıtlama yok.) Eğer bir ilçede Bu nufus kriterine göre eczane açılabilmesi söz konusuysa eczacılar o ilçede eczane açmak için sağlık müdürlüğüne başvururlar ve puanlarına göre siralama yapılır ve kaç tane eczane açılabiliyorsa sıralamaya göre eczane açılmasına izin verilir.( puanlamada yonetmelikle belirlenecek olup tam belli olmamakla beraber puan=eczacının meslekte geçirdiği yil + ilçenin katsayısı x eczacının o ilçede mesleğini icra ettiği yıl sayısı). Bu nokta oldukça onemli zira yeni mezun bir eczacının puani 0 iken daha önceki yıllarda mezun olan meslektaşlarımızın puanları daha yüksek yani boy ölçüşmek oldukça zor. Dediğim gibi bu durum tam bir muamma ne olacağı henüz belli değil. Şu nokta da çok onemli halihazırda fakultede okuyan arkadaslarimiz bir defaya mahsus istedigi yere eczane acabilecek bundan sonra o da nufus ve puanlama kriterine tabi olacak. Bu noktayı iyi düşünmenizi tavsiye ederim. Yine bir buyuk problem de sürekli açılan eczacılık fakülteleri ile birlikte mezun sayımızın artması buna karşılık yeni açılan fakultelerde kalitrnin artmaması.(kimi arkadaşlarımız buna pasta payı olarak da bakmaktadır.) Bir arkadaşımız kalfa olarak bir eczacının yaninda çalisilacagi ile ilgili birsey soylemis, bu durumda da bazı eczacılarimizin aylik cirosu ve/veya reçete sayısı fazla olduğu icin bu eczanelere ikinci eczacı calıştirma zorunlulugu getirildi. Ve ikinci eczacinin maaşı aylık asgari ücretin 3 katından az olmayacağı yasaya eklenmiştir. Yani anlaşılacağı uzere maddi olarak cok iyi kazanan meslektaşlarimizda var malesef gunu kurtarmaya calisan meslektaslarimizda var. Bunları yazmış olmam mesleğimizi kötülediğim anlamına gelmesin. Aksine Eczacılık her zaman var olacak ve eczacı bilmesi gereken konularda yetkin olduktan sonra eczanesinde, hastanede, fabrikada veya akademik olarak çeşitli aşamalarda görev üstlenerek gerek mesleğimizin gerekse ülkemiIn gelişimine katkıda bulunacaklardır.

Şahsım adına eczacılık fakültesinde okuduğum ve eczacı olacağım için oldukça mutluyum. Yine olsa yine aynı şeyleri yapar eczacılığı seçerdim. Bu meslek hala saygın bir meslek biz mudahale etmez isek bu saygınlık diğer mesleklerde olabileceği gibi biz de mesleğimizin saygınlığını kayberiz. Ancak gerek fakültedeki meslektaşlarım gerek biden once ancak yakın zamanda mezun olan mealektaşlarımdan aldığım elektrik bu mesleğin saygınlığını arttıracağımızı hissediyorum. Son olarak fakülte hayatından bahsedeyim; arkadaşlar eğer severek yapmıyorsanız herşey zor gelecek ve her zaman bir yük hissedeceksiniz. Onun için mutlaka severek ve isteyerek gelmelisiniz. Eğer severseniz zorluklarla ancak başa çıkabilirsiniz. Dikkat ederseniz zorluk diyorum yapacağınız iş kolay bir iş degil bundan dolayi bu zorluğu kolaylaştırmak adına mutlaka sevmelisiniz.
Benim şahsi onerim yazın gelin arkadaşlar eczacılık hersey ragmen herkese ragmen hala çok iyi bir meslek. Ve bu meslek kaliteli öğrencileri hak ediyor. Bir arkadaş KTU ye gelirseniz notlar benden demiş İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesine gelirseniz de benden deyip meslektaşlarıma saygılarımı iletiyorum.Son olarak hangi bölümü tercih ederseniz edin amacınızı iyi belirleyin ve ona adım adım ulaşın şimdiden hayırlı olsun..

Ecz. Ekrem KICIKOĞLU

Aklınıza takılan sorular için bize buradan ulaşabilirsiniz

Aşağıdaki yazıları da incelemenizi öneririz:

Bu yazıya 2 Yorum Yapıldı.

  • Pharmacist Marcos
    10 Ekim 2014 6:22 am

    İ.Ü Eczacılık öğrencisinin en büyük hobisi not almaktır diye boşuna demiyoruz her nottan 2 şer 3 er tane almışım maşallah Bu arada yazı için de teşekkürler

  • imc tv
    29 Ekim 2014 2:35 pm

    Fen öğrencisinin evrimi: tıp yazıcam, aslında eczacılık da olur, yok lan en iyisi müh, şehir dışı da olur abi, e bundan sonra hayırlısı… iyi günler..

Bir Yorum Yazın