Eczacılığın Değişen Yüzü: Yeniden Eczacılık Kolektifi

  • Haberin Tarihi: 18 Eylül 2015
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Eczacılığın Değişen Yüzü: Yeniden Eczacılık Kolektifi

Ülkemizde 1 Kasım seçimleri yaklaşırken meslek örgütlerimizde de seçim yoğunluğu başladı.Kimi illerimizde oda seçimleri yapılmışken kimi illerimizde de bu hafta seçim heyecanı yaşanacak.

Birçok ilimizde mevcut oda yönetimleri tek liste olarak seçime girerken ülkemizin en büyük eczacı odası olan İstanbul Eczacı Odasında rekabet her seçim sürecinde olduğu gibi bu seçim de devam edecek.

İstanbul Eczacı Odası seçimlerinde diğer listelerin yanı sıra genç ve dinamik kadrosuyla dikkatleri üzerine toplayan Yeniden Eczacılık Kolektifi ekibi kendilerini eczacılığın değişen yüzü olarak tanımlamakta ve seçim stratejisini bunun üzerinden sürdürmekte.

Son 2 seçimdir seçimlerde güzel bir çıkış yakalayan Yeniden Eczacılık Kolektifi Newsweek Dergisinin de dikkatini çekti.Yeniden Eczacılık Kolektifi Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Sefa Başyiğit Yeniden Eczacılık Kolektifi Hakkında bilgilendirmelerde bulundu. İşte o röportaj:

Bu hafta dergimizde İstanbul eczacılarının yakından tanıdığı bir ismi, sefa başyiğiti ağırlıyoruz. Sefa bey birçok vakıfta aktif olarak rol almasının yanında eczacılığın sorunlarıyla da hemhal olan bir eczacı. Şimdi gelin eczacı beyi biraz daha yakından tanıyalım.

-sefa bey merhaba. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
-Bayburtluyum

-ÇOK enteresan. Müthiş bir başarı öyküsü. Sn. Başyiğit sizi YENİDEN ECZACILIK KOLEKTİFİ isimli grubunun yönetim kurulu adayları arasında gördük. Birçok meslektaşınızın olmak istediği bir listede ziyadesiyle önemli bir yerde olmak nasıl bir his?
-30 yıldır farklı isimlerin aynı zihniyetle yönettiği eczacılık meslek örgütlerine yeni bir soluk getirmek için yönetime talip bir grubuz. Her ne kadar odanın “çoluk çocuk oyuncağı” olmadığını söyleyen büyüklerimiz olsa da biz istanbul eczacı odasının “çoluk çocuk oyuncağı” olmadığının farkında olduğumuz gibi “büyükler için oyuncak” olmadığının da farkındayız. Hatta aktif siyasete atılmak için bir basamak olmadığının da farkındayız. o kadar ki ölmüş ideolojileri koruma ve yaşatma derneği olmadığının da farkındayız. Fakat illa bir his sorarsanız “heyecan” diyebilirim.

-Sizce meslek örgütü nedir? Nasıl çalışmalıdır?
-Meslek örgütü bir nevi dernektir. Fakat diğer derneklerin aksine şayet o mesleği yapmak istiyorsanız kayıt olmanız gereken bir dernek. Yani meslektaşlarımız çoğu zaman kendi rızaları ile değil kanun zoru ile kayıt olmaktadırlar ki bu da meslek örgütlerini “kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu” haline sokuyor. Haliyle bu meslek odaları kamu kurumu niteliğine haiz. Gördükleri görev, kamu hizmeti, çalışanları ve yetkili organlara seçilmişler ise kamu görevlisi. Teknik olarak bunlar hizmet bakımından yerinden yönetim kuruluşları. Hülasa, ben şayet eczacılık mesleğini icra
etmek istiyorsam eczacı odası başkanını hiç sevmesem de eczacı odasına kaydolmalıyım. Peki bunun karşılığında eczacı odasından ne bekliyorum? Proje mi? kesinlikle hayır. Görevlerini yapsın yeter.

-Saadettin beyin roportajından biraz etkilenme var mı?
-Evet var

-İdeal bir eczacı odası tanımı yapılabilir mi?
-Hayır yapılamaz. Kaç eczacı varsa o kadar “eczacı odası” tanımı ve aynı kaynaktan çıkma “eczacı odası görev tanımı” yapılabilir ve fakat anayasa meslek örgütlerinin görevlerini basit ve güzel şekilde “belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak” olarak anlatmış.

-yani?
-Gölge etmesinler başka ihsan istemez. Projeye lüzum yok, kapsayıcı ve çözüm odaklı yönetimlere lüzum var.

-Süreç içinde sizi “çok genç,tecrübesiz bir kadro” olmanızla eleştirdiler. Güven vermediğinizi söyleyenler bile oldu. Seçime sayılı dakikalar kala bu eleştirilere cevabınız var mı?
-Seçim sürecinde çok enteresan eleştiriler aldığımız doğrudur. Seçime girme kararımızdan tutun da eczacılara ulaşma metodumuza kadar aklınıza ne geliyorsa. Ancak bence eleştirinin içeriğinden çok eleştiriyi yöneltene bakmamız lazım. 3o yıldır yönettikleri eczacı odasının seçimlerine yeni bir(eczacı + eczane +
eczacılık) -çarpmanın toplama işlemi üzerinde dağılma özelliği sloganıyla girenlerin eleştirisini mi yoksa yönetimdeyken çözümü için kılını kıpırdatmadığı sorunları seçim malzemesi yapanları mı dinlemeliyiz? “Sektörel körlük” yaşıyor olmaktansa tecrübesiz bir şekilde yönetimi devralıp yenilikçi çözümler üretebileceğimize inanıyorum.

-Eczacı bey, sizin yönetmelikle gelen “il dışı takas yasağının” en büyük mağdurlarından biri olduğunuzu sizinle
ilgili bilgi toplarken öğrendik. Bu sorununun kaynağı nedir? çözümü nedir?
-Sorunun kaynağı yeni yönetmeliğimiz. Çatı meslek örgütümüz TEBle tam bir uzlaşı içinde hazırlanan yönetmelikte
meslektaşlarımız zararına olan birçok husustan birisi de “il dışı takas”ın yasaklanması. Eczacılık oda yönetimlerinin bir yansıması olan TEBde de yerel odalarda olduğu gibi sahada bütün sorunları yaşayan “çoluk çocuk” yerine köşe başlarını tutmuş “meslek büyükleri” olduğu için pratikte nasıl zorluklara sebep olacağını öngörememiş olmaları bizim için sürpriz değil. Sorunu tanımlamak çok kolay; Firmaların lobisi eczacıların lobisinden daha güçlü. Kamu otoritesi üzerinde baskı kurup yönetmeliği istedikleri gibi şekillendirebiliyorlar. Aslen taksicilerin meslek örgütleri de eczacıların meslek örgütlerinden daha güçlü zira bir dönem gündeme gelen “taksimetrelerin otomatik fatura kesmesi” projesi -tüm sektörün kayıt altına alınması- lobi faaliyetleri neticesinde belirsiz bir tarihe ertelenmiş durumda. Devleti maddi olarak hiçbir kayba uğratmayan eczacılar arası ilaç takası hem maddi olarak eczacılara az da olsa bir hareket alanı sağlıyor hem de hastaların ilaca ulaşabilirliğini kolaylaştırıyor. Kendisi yönetimdeyken ortaya bir sorunun çözümü için kılını kıpırdatmayıp seçim dönemi, kazanınca çözeceğine dair SMS atanların aksine mesleki dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olan “ilaç takasını” yasaklayan yönetmeliğin değişmesi için var gücümüzle çalışacağız. Meslektaşlarımız şundan emin olsunlar; ağaçtan düşeni ağaçtan düşen anlar. İnternet üzerinden eczacıların ilaç takası yaptıkları ilk yer olan Facebok’daki “halk için ilaç esnaf için MF” isimli grubun kurucusu da YENİDEN ECZACILIK KOLEKTİFİ listesinden aday.

-Bu anlattıklarınız ışığında “bir tane de olsa projeniz var” diyebilir miyiz?
-Hayır diyemeyiz. ZİRA “İL DIŞI İLAÇ TAKAS YASAĞI”nın kalkması kamu yararınadır. Kamu yararına çalışmak meslek örgütlerinin
görevleri arasındadır.

-Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
-Meslektaşlarımız gelip oy kullanarak mesleklerine ve geleceklerine sahip çıksınlar. Hangi listeye daha çok güveniyorlarsa ona oy versinler ve oylarının karşılığında da hesap sorsunlar. Gençler olarak mesleğimiz için “beyaz” bir sayfa açmak için yeniden yola çıkıyoruz. DEĞİŞİME ŞAHİTLİK ETMEK İÇİN OYUNUZU “BEYAZ” LİSTEYE VERİN, PİŞMAN OLMAYIN.

-Çok teşekkür ederiz sefa bey
-Ben teşekkür ederim.

12038232_919062041509278_4823999002369194623_n

Aşağıdaki yazıları da incelemenizi öneririz:

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (2 Kişi oy verdi, 5 üzerinden ortalama puan: 5,00. Bu yazıya oy vermek ister misiniz? )

Bir Yorum Yazın